oyunlar ve yorumlar :)

Yeni bir ders, ilginç bir ders…

Bu hafta da değişik ve etkili oyunlarla öğretmenliğe değişik bir sekilde bakma fırsatım oldu…

Öğretmenlik ders planı hazırla, sınıfa gir, anlat anlat, soru çöz , sınav yap, not ver…bunlar degil…biz o sınıfa girdigimiz an bambaşka bir role bürünüyoruz. biz önde onlar arkada ilerlemeye başlıyoruz. kontrol bizim elimizde. biz nereye çekersek o yönde geliyorlar tıpkı elimizle arkadaşımı yönlendirme oyununda ki gibi… Arada da bazı sorunlar cıkıyor, yaptıgımız planı ihlal etmemiz gerekiyor ,hemen bir B planına geçmemiz gerekiyor… 3 kişinin tek kişi olma hikayeside buna benziyordu. Olay farklı bir hal almışken aniden rol sana geçiyior ve o anda işi yoluna sokmak ve devam ettirmek senin görevin haline  geliyor. Bazı kalıplara takılıp kalmadan tamamen dogal olarak dersi yönlendirebilmemiz gerekiyor.

Karsımızın teklifi mantıklı veya kötü  ne olursa olasun, iki durumda da kabul etmedik. Zor du ama başardık…çünkü öyle şartlanmıştık. öğrenci ve öğretmen içinde ben bu durumun aynı oldugunu düşünüyorum. Bazen öğrenciler kendilerini öyle şartlıyorlar ki ne olursa olsun o dersi onlar yapamazlar, başarısız olurlar. Ya analmadklarından, önyargılarından, öğretmeni sevmediklerinden yada öğretmenin sözlerinden(başaramayacaklarını empose etmelerinden). Burada öğretmenin ne kadar önemli bir role sahip oldugunun farkına vardım. bir insanın geleceğini etkiliyorsun, belki yeteneği olan bir konuda, yeteneğinin farkına varmasını engelliyorsun. Bazende öğretmen red cevabı verebiliyor.  muhakkak öğrencilerin her istediğine evet cevabı veremeyiz vermemeliyizde. Ne kadar yumuşakta olsak istek ögrencinin iyiliği için degilse onu bir sekilde reddetmeliyiz. bazen hayır demekte bir erdem, iyilik yolunda atılan bir adım bence…

öğrtmen ve öğrenci arasında ki etkileşimin oyunla farkına varacagım ve oyun üzerinden bazı cıkarımlar yapacağımı hiç düşünmemiştim. ilğinç ve güzel bir deneyim oluyor. Sıaradaki oyunlar nasıl olacak bakalım… Bize neler öğretecek… 

Leave a comment »

ilk ders…

    Gerçeği söylemek gerekirse dersin başında sıkıldım,ne oluyor ne zaman başlayacak bu ders derken derse ilginç bir giriş yaptık…Derse giriş konusunda hayatım boyunca hatırlayacagım ve dikkat edecegim örnekleri sergileyerek derse giriş yaptık…

    İtiraf etmek gerekirse ilk başta zıp zıp oyunu çok komik geldi,biz bu oyunu neden oynuyoruz dedim;hatta sıkıldım da diyebilirim ama sonra düşündümde oyunu eğlenceli hale getiren bazı inatlaşmalardı(zıp zıp ları geri  çevirmekle) bazı arkadaşlar oyunun rutin bir hale gelmesini engelleyerek, oyunu daha eğlenceli hale getirdi… Düşündümde bu bizim derslerimizde de böyle… öğretmen monoton bir sekilde dersi işlediği zaman coğu ögrenci dersten kopar ve verim düşük olur..Ama eğer ders soru cevaplarla sürüyorsa öğrenici öğretmenin sorusuna soru ile karsılık verebiliyorsa(malesef bazı ögretmenler bunu kabul edemezler) ders daha zevkli bir hal alır ve öğrencilerin dikkati o yöne dogru çekilir…

   Dink oyunu da bana öğretmen ve öğrenci arasında ki etkileşimin ve birbirini anlamanın; sonucu nasıl etkilediginin fark etmem yardımcı oldu…Bir öğretmen öğrenciyi iyi şekilde yönlendiriyorsa; öğrenci de bu yönlendirmeden olumlu cıkarımlar yapabiliyorsa başarıya ulaşmak kaçınılmaz hale gelir. Ama öğretmen öğrencileri tek tip bir birey olarak görmemeli her öğrencide aynı seyleri uygulamamalı…Mutlaka her öğretmenin kendine göre bir tarzı, yöntemi vardır. Ama bunu ögrencilerin durumuna, konuya göre değiştirebilmeli… Sadece kurallar ve kalıplar içinde sıkışmış bir öğretim tarzı  olamamalı… gerektiği zaman öğretmen kendin de ödün verip, esneyip duruma ve konuya göre farklı bir yöntem izlenebilmeli…

     İnsallah bu ders gerçekten öğretmenin ne oldugunu ve ne gibi bir rolu oldugunu daha iyi anlamamıza yardımcı olur…Herkese iyi dönemler…

Leave a comment »