Yeni bir ders, ilginç bir ders…
Bu hafta da değişik ve etkili oyunlarla öğretmenliğe değişik bir sekilde bakma fırsatım oldu…
Öğretmenlik ders planı hazırla, sınıfa gir, anlat anlat, soru çöz , sınav yap, not ver…bunlar degil…biz o sınıfa girdigimiz an bambaşka bir role bürünüyoruz. biz önde onlar arkada ilerlemeye başlıyoruz. kontrol bizim elimizde. biz nereye çekersek o yönde geliyorlar tıpkı elimizle arkadaşımı yönlendirme oyununda ki gibi… Arada da bazı sorunlar cıkıyor, yaptıgımız planı ihlal etmemiz gerekiyor ,hemen bir B planına geçmemiz gerekiyor… 3 kişinin tek kişi olma hikayeside buna benziyordu. Olay farklı bir hal almışken aniden rol sana geçiyior ve o anda işi yoluna sokmak ve devam ettirmek senin görevin haline geliyor. Bazı kalıplara takılıp kalmadan tamamen dogal olarak dersi yönlendirebilmemiz gerekiyor.
Karsımızın teklifi mantıklı veya kötü ne olursa olasun, iki durumda da kabul etmedik. Zor du ama başardık…çünkü öyle şartlanmıştık. öğrenci ve öğretmen içinde ben bu durumun aynı oldugunu düşünüyorum. Bazen öğrenciler kendilerini öyle şartlıyorlar ki ne olursa olsun o dersi onlar yapamazlar, başarısız olurlar. Ya analmadklarından, önyargılarından, öğretmeni sevmediklerinden yada öğretmenin sözlerinden(başaramayacaklarını empose etmelerinden). Burada öğretmenin ne kadar önemli bir role sahip oldugunun farkına vardım. bir insanın geleceğini etkiliyorsun, belki yeteneği olan bir konuda, yeteneğinin farkına varmasını engelliyorsun. Bazende öğretmen red cevabı verebiliyor. muhakkak öğrencilerin her istediğine evet cevabı veremeyiz vermemeliyizde. Ne kadar yumuşakta olsak istek ögrencinin iyiliği için degilse onu bir sekilde reddetmeliyiz. bazen hayır demekte bir erdem, iyilik yolunda atılan bir adım bence…
öğrtmen ve öğrenci arasında ki etkileşimin oyunla farkına varacagım ve oyun üzerinden bazı cıkarımlar yapacağımı hiç düşünmemiştim. ilğinç ve güzel bir deneyim oluyor. Sıaradaki oyunlar nasıl olacak bakalım… Bize neler öğretecek…