May 14, 2007
· Filed under Uncategorized
(aslında başlığı en son yazdım
)))))))
Üç farklı zaman ve çatışmalar üzerine çalıştık bu hafta… Artık performans sergilemede sorunumuz yok o kadar benimsedik ki ortamı çekinmeden rahatlıkla bir şeyler yapabiliyoruz. Ama hala kurgulamada sorunlar yaşıyoruz ki bu gerçekten de çok kolay değil. Sınıfın tümüne baktığımda herkes kurgularını aynı temeller üzerine kurdu, geçmişi taş devrine attık, şimdiyi zaten görebiliyoruz, gelecekte(en zoru da buydu) robotlar, bilgisayar ve teknolojiden oluşuyordu. Hepsi günlük hayattan kalan izlerdi, öğrenilmiş seylerdi. bunlar kurgularımızı cok etkiledi. Hayal gücümüzü biraz daha zorlamalıyız gibi geliyor ama nasıl?bu soruya çokta cevap bulabilmiş değilim:)
Bir başka açıda, kurgumuzu anlatırken tek kelime bile etmedik. Birkaç ses ve hareketleri kullandık araç olarak. Biz ilerde kimlerin karşısına çıkacağız? Bizi dikkatle dinleyen seyircilerimiz olacak. Onlarla her şekilde iletişim kuracağız; bazen sözler yeterli ya da başarılı olmayacak ve bu derste farkına vardığımız ve geliştirdiğimiz skill ler bizim en büyük yardımcımız olacak…
Hoş ve mutlu kalın…
April 30, 2007
· Filed under Uncategorized
Değişik bir derse değişik bir midtem yakışırdı. öylede oldu…benim korktugum kadar zor bir şey istemedi hocamız. grupça birsey sergileyecegiz o kayıt edilecek diye düşünmüştüm. Ama fotograf kareleri daha çekiciydi ve iç rahatlatıcı:)Fotograf kareleriyle bir olay anlatmak ta zordu ama eğlenceliydi
öğrendiğimiz herseyi uygulama fırsatı bulduk. İlk başta korkutucu gelsede, ağzımdan kaçırdıgım bir kelimeyle hersey kolaylaştı. Yavaş yavaş ürettik, herşey düzene girdi ve hikayamizi anlattık. Ve bir midterm ün de sonuna geldik…
hoş ve mutlu kalın… İyi tatiller…
Bal kabağı olmaya az kaldı:) Ama yetiştimmmm
))
April 9, 2007
· Filed under Uncategorized
Bu hafta derse bana göre gereksiz bir tartışmayla başlandı. Tabi ki fikirlerin beyan edilmesi güzel ama tadında bırakılması ve değerli vaktin verimli kullanılması daha verimli bir davranış olur. Benim düşünceme göre izlenen politika doğru. İlk haftalarda blog sayfalarının alımından, sayfalara yazı yazılmasından, derse alışılmasından dolayı müsamaha gösterilmiş ve bir süre sonra artık müsamaha gösterilmeyeceğini hocamız söylemiştir. Arkadaşımız talihsiz olarak blog u geç yazmış. Ve gecen hafta ısrarla kendisine haksızlık yapıldığını belirtti. Söylediğim gibi bu talihsiz bir olay, kabak onun başına patladı. Bu cezaya katlanmak zorunda olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar bende çok düzenli yazdım ve bugün balkabağı olmak üzereyim. O zaman bende tartışma çıkartayım, hep düzenli yazdım bir kere geciktim, bu hafta da beni affedin diyeyim. Daha ne kadar uzatalım… Bir yerde tolerans sona erecekti ve arkadaşımızın geç yazdığı hafta erdi… Nasip…
Neyse derse dönmek gerekirse…
Bu hafta zor bir aktivite… Heykeltıraş ve hamur aktivitesi… Hamur olmak gerçekten çok zordu. Birinin insafına kalmış sana sekil vermesini bekliyordun ama sonra heykeltıraş olunca onunda zorluğunu fark etmedim değil. Bir süre sonra tıkandım. İtiraf etmem gerekirse bazı acımasız arkadaşların hamurlarını dinlendirmek için kolay figürler seçtim. Yaratıcılığımı kullanmam pek gerekmedi o yüzden:)
Bu aktiviteyi eğitim açısından düşündüğüm zaman yine zorluk, yine incelik, yine sorumluk ve yine dikkat. Elimize bir hamur(küçük çocuklar) veriliyor ve biz o çocukları yoğuruyoruz onlara şekil veriyoruz.
February 24, 2007
· Filed under Uncategorized
Gerçeği söylemek gerekirse dersin başında sıkıldım,ne oluyor ne zaman başlayacak bu ders derken derse ilginç bir giriş yaptık…Derse giriş konusunda hayatım boyunca hatırlayacagım ve dikkat edecegim örnekleri sergileyerek derse giriş yaptık…
İtiraf etmek gerekirse ilk başta zıp zıp oyunu çok komik geldi,biz bu oyunu neden oynuyoruz dedim;hatta sıkıldım da diyebilirim ama sonra düşündümde oyunu eğlenceli hale getiren bazı inatlaşmalardı(zıp zıp ları geri çevirmekle) bazı arkadaşlar oyunun rutin bir hale gelmesini engelleyerek, oyunu daha eğlenceli hale getirdi… Düşündümde bu bizim derslerimizde de böyle… öğretmen monoton bir sekilde dersi işlediği zaman coğu ögrenci dersten kopar ve verim düşük olur..Ama eğer ders soru cevaplarla sürüyorsa öğrenici öğretmenin sorusuna soru ile karsılık verebiliyorsa(malesef bazı ögretmenler bunu kabul edemezler) ders daha zevkli bir hal alır ve öğrencilerin dikkati o yöne dogru çekilir…
Dink oyunu da bana öğretmen ve öğrenci arasında ki etkileşimin ve birbirini anlamanın; sonucu nasıl etkilediginin fark etmem yardımcı oldu…Bir öğretmen öğrenciyi iyi şekilde yönlendiriyorsa; öğrenci de bu yönlendirmeden olumlu cıkarımlar yapabiliyorsa başarıya ulaşmak kaçınılmaz hale gelir. Ama öğretmen öğrencileri tek tip bir birey olarak görmemeli her öğrencide aynı seyleri uygulamamalı…Mutlaka her öğretmenin kendine göre bir tarzı, yöntemi vardır. Ama bunu ögrencilerin durumuna, konuya göre değiştirebilmeli… Sadece kurallar ve kalıplar içinde sıkışmış bir öğretim tarzı olamamalı… gerektiği zaman öğretmen kendin de ödün verip, esneyip duruma ve konuya göre farklı bir yöntem izlenebilmeli…
İnsallah bu ders gerçekten öğretmenin ne oldugunu ve ne gibi bir rolu oldugunu daha iyi anlamamıza yardımcı olur…Herkese iyi dönemler…