Bu hafta bizde istenen bir fragman oluşturmamızdı. Fragmanı tanımlarsam, bir film hakkında bilgi veren, seyircinin dikkatini çekmek, merakını artırmak için hazırlanan bir kısa film diyebilirim. Biz bize verilen bu kısa sürede filmi bir bütün olarak düşünüp onun merak olgularını ne kadar sahneye taşıdık o bilinmez ama bir öğretmenin bunu yapması için yeterli vakti vardır sanırım. Her geçen gün öğretmenin rolünü zorlaştırıcı, verimli ve etkili hale getirici değişik bağlantılar öğreniyoruz. Düşündüm ki bir dersi eğlenceli hale getirmek öğretmenin yaratıcılığına bağlı. Öğretmenin derse nasıl hazırlandığı, girişi nasıl yaptığı çok önemli. İlk derste bizi şok eden giriş gibi bir girişi hiçbir öğrenci istemez. Bu yüzden öğretmen dersin başında öğrencilerin merak duygusunu ve öğrenme isteğini uyandırmalı ki ders istenilen tempoda ve verimde geçsin.Film fragmanı oluşturmada ki başarımızı ders fragmanı oluşturmada da sergileriz umarım…
Archive for March, 2007
tiyatroya giriş…
Her geçen gün yeni bir bakış kazanıyoruz…Bu hafta kendimizin yazıp oynadıgı tiyatro oyunumuzla değişik bir bakış acısı kazandık. Bazı seylerin degerini anlamamızı, başkalarının yerine kendimizi koymamızı sagladı. Artık insanların yaptıgı işlere daha cok deger verebilecegiz.
20 dakika içinde bir oyun yazıp, güzel bir sekilde oynamak gerçekten zordu. hem kısa bir süre, hem de 6 farklı düşünce vardı…her kafadan bir ses cıkıyordu… benim grubum cok uyumluydu orataya atılan fikirlerden zorluk yasamadan en manyılıını kısa sürede seçtik ve bir oyun yazdık…görevleri paylaştık…paylaşım adil degildi bazıları daha ön planda, bazıları arka planda kaldı ama olması gereken buydu bence.Bazı arkadaşlarımız bu durumu eleştirdi. Bir oyunda eşit rol paylaşımı yapmak bence imkansız…
Bu deneyimde anladım ki ne ve nasıl oynadıgının yanında kendini nasıl ifade edebildigin de önemli…Ögretmenlik deneyimimiz içinde bu nokta önemli… Bazen öğrencilere anlatmak istediğimiz şeyde başarısız olabiliriz hata yapabiliriz. ulaşmak istediğimiz amactan sapabiliriz. Bu gibi durumları yaşamamak için daha dikkatli olmalı ve derse iyi hazırlanmalıyız.
diğer dilimiz
Aktivitelerimiz devam ediyor,bu gidişle de hiç bitmeyecekJ(benimkide laf bitse bu ders olmaz ki,bu ders bu haliyle güzelJ) Başta aktiviteler biraz zor gelmişti (bu zor çeşitli anlamlara gelebilir) ama derse ve insanlara alıştıkça ortam rahatladıkça daha da zevkli ve kolay bir hal almaya başlıyor.:))
Gelelim fasulyenin faydalarına… Bu haftaki bazı aktiviteler hakkında yorum yapabileceğimi pek sanmıyorumL Ama hepsinde çok eğlendik ve umarım değişik çıkarımlar beynimize kodlanmıştır. Posture, mimik, gesture çalışmamız çok eğlenceli ve güzeldi. Düşünüyorum da öğretmenin sınıf içindeki hal ve hareketleri o dersin gidişatını ve öğrencilerin durumlarını ne kadar çok etkiliyor. Örgenciler o kadar iyi gözlemliyorlar ki öğretmeni onların sinirli, hevesli, heyecanlı, sıkıntılı vs. gibi ruh hallerini anlayıp etkileniyorlar. Mesela bir öğrenci öğretmenin dersi anlatmak için hevesli olduğunu görmesi onunda aynı oranda dersi anlamak için olan hevesini artırır. Bu da daha verimli bir ders ortamına oluşturur. Ayrıca göz teması gibi yöntemler dersi bölmeden huzur ortamı sağlamak için birebir.
Burada bize düşen vücut dilimizi en iyi şekilde kullanmak gibi gözüküyor…
oyunlar ve yorumlar :)
Yeni bir ders, ilginç bir ders…
Bu hafta da değişik ve etkili oyunlarla öğretmenliğe değişik bir sekilde bakma fırsatım oldu…
Öğretmenlik ders planı hazırla, sınıfa gir, anlat anlat, soru çöz , sınav yap, not ver…bunlar degil…biz o sınıfa girdigimiz an bambaşka bir role bürünüyoruz. biz önde onlar arkada ilerlemeye başlıyoruz. kontrol bizim elimizde. biz nereye çekersek o yönde geliyorlar tıpkı elimizle arkadaşımı yönlendirme oyununda ki gibi… Arada da bazı sorunlar cıkıyor, yaptıgımız planı ihlal etmemiz gerekiyor ,hemen bir B planına geçmemiz gerekiyor… 3 kişinin tek kişi olma hikayeside buna benziyordu. Olay farklı bir hal almışken aniden rol sana geçiyior ve o anda işi yoluna sokmak ve devam ettirmek senin görevin haline geliyor. Bazı kalıplara takılıp kalmadan tamamen dogal olarak dersi yönlendirebilmemiz gerekiyor.
Karsımızın teklifi mantıklı veya kötü ne olursa olasun, iki durumda da kabul etmedik. Zor du ama başardık…çünkü öyle şartlanmıştık. öğrenci ve öğretmen içinde ben bu durumun aynı oldugunu düşünüyorum. Bazen öğrenciler kendilerini öyle şartlıyorlar ki ne olursa olsun o dersi onlar yapamazlar, başarısız olurlar. Ya analmadklarından, önyargılarından, öğretmeni sevmediklerinden yada öğretmenin sözlerinden(başaramayacaklarını empose etmelerinden). Burada öğretmenin ne kadar önemli bir role sahip oldugunun farkına vardım. bir insanın geleceğini etkiliyorsun, belki yeteneği olan bir konuda, yeteneğinin farkına varmasını engelliyorsun. Bazende öğretmen red cevabı verebiliyor. muhakkak öğrencilerin her istediğine evet cevabı veremeyiz vermemeliyizde. Ne kadar yumuşakta olsak istek ögrencinin iyiliği için degilse onu bir sekilde reddetmeliyiz. bazen hayır demekte bir erdem, iyilik yolunda atılan bir adım bence…
öğrtmen ve öğrenci arasında ki etkileşimin oyunla farkına varacagım ve oyun üzerinden bazı cıkarımlar yapacağımı hiç düşünmemiştim. ilğinç ve güzel bir deneyim oluyor. Sıaradaki oyunlar nasıl olacak bakalım… Bize neler öğretecek…